Telefon Hemen Ara

İş hayatında ‘Beden Dili’

İş hayatında başarıya ulaşmış olan kişilerin en önemli özelliklerinden biri söyledikleri şeyler kadar, nasıl söylediklerine de dikkat etmeleridir. Çünkü aslında iletişim, sadece konuştuğumuz zaman gerçekleşmez, farkında olmadığınız zamanlarda bile devam eder. Söylediklerimizin yanı sıra bedenimizin ifade ettiklerini de kontrol altına almak, daha bilinçli ve özgüvenli diyaloglara girmemizi sağlar. Peki, biz konuşmuyorken bile karşımızdakilere bizimle ilgili mesajlar veren beden dilimizi nasıl kontrol altına alacağız ve neler yapmamız gerekir?

Duruşunuza dikkat edin; Kambur durmak ve ellerinizi göğsünüzün üstünde bağlamak, sizi güvensiz ve korumacı gösterecektir. Özgüvenli ve rahat bir duruş sergileyebilmek için; omuzlarınızı geriye alın ve kollarınızı serbest bırakın. Omuzlar düşük, kollar gövdeye bitişik, bir duruş sergilemek yeterli enerjniz olmadığı veya ilgisiz olduğunuzu gösterir, dolayısıyla gerekli iş hayatı vasıflarından yoksun olduğunuz şekilde yorumlanır.

Karşımızdaki kişiyi kollarınızı kavuşturarak dinlemek ise beden dili açısından  en sakıncalı hareketlerden biridir.  Karşımızdakiyle aynı fikirde olmadığımız ve kendimizi iletişime kapattığımız mesajı içerir.

Kendinden emin bir duruş bir duruş, kendinizi iyi hissetmenizi sağlamanın yanı sıra, çevrenizde de özgüvenli olduğunuz imajını yaratır.

El sıkışma; Yeni tanıştığınız birisiyle parmaklarınızın kırılmasından korkarmış gibi hafif şekilde tokalaşmanız güvensizlik olarak, sert bir şekilde sıkmak ise güç gösterisi olarak algılanır.

Ayrıca elinizi uzatma şekliniz de çok şey anlatır. Mesela avuç içi yere bakacak şekilde, el öptürür gibi uzatmak karşınızdakine üstün olduğunuzu, tam tersi şekilde el sıkışmak da beden dili açısından üstünlüğü kabul etme anlamına gelir. Yeni tanıştığınız biriyle avuç içi yanlara bakacak şekilde klasik el sıkışmak iyi olacaktır.

Göz teması kurun; Göz kontağı kurmak, özgüven, sadakat ve dürüstlük göstergesi olarak algılanır. Diyalog halindeyken gözlerimizi kaçırmak güvensizlik oluşmasına sebep olur. Göz teması kurmak karşımızdaki kişiyi dinlediğinizi ve onunla ilgilendiğinizi gösterir ancak gözlerimizi çekmeden birine bakmak rahatsızlık da verebilir. Kısa molalar vererek dengeyi sağlamak mümkündür.

Konuşma: Kendinizi ya da bir olayı anlatırken, karşınızdakinin ilgisini çekecek şekilde tonlamak oldukça önemlidir. Tabii ki sesiniz de belli bir seviyenin altına inmemeli ve kelime vurgularınız abartmamak kaydıyla uygun olmalıdır. Konuşurken gözleri kaçırmak, birçok kişi tarafından yalan söyleme işareti olarak algılanır. Konuşmaya başlamadan önce göz hizanızı belirleyerek şüphe oluşmasını engelleyebilirsiniz.

Alanınızı sahiplenin; Özellikle toplantılar ve sunumlar sırasında, odada yerinizi aldıktan sonra, orayı kendi alanınız olarak kabullenmeniz rahat etmeniz açısından çok önemlidir. Bu alanı sahiplenmek kontrol sahibi olduğunuz izlenimi yaratacaktır. Alanınız içinde rahat olun ve varlığınızı hissettirin.

Yüz ifadesi ve mimikler; Konuşurken, karşınızdaki kişilerin en çok baktığı yer yüzünüzdür. Mimiklerinizin ve yüz ifadelerinizin farkında olmak, tepkilerinizi ayarlamanıza yardımcı olur. Karşınızdakinin ilgisini çekmek ve size daha hayran kalmasını sağlamak için konuşurken anlattıklarınızı fazla abartmayacak şekilde el ve yüz mimikleriyle destekleyebilirsiniz.  Duyguları belli eden bir yüz ifadesi sergilemek çok önemlidir. Yüzünüzde daima hafiften bir tebessüm olmalı, bir şey anlatırken gülümseyerek güven sağlarken, alnınızı kırıştırmak güvensizliğe sebep olabilir.